Eki 6.2016 / 06.34 / / Kategori: Genel
İsticvap da ne ola?

Karmaşık bir olayın detaylarında zorlanan bir hakimin “Bir deneyelim bakalım!” demesi ile 35 senelik meslek hayatımda bir kere uyguladığım, bir yargılama usul işlemidir “İsticvap”. İsticvapta hakim avukatlarını değil davanın taraflarını sorguya çekebilir; gerçeğe aykırı cevap verirlerse yaptırım uygulayabilir. Dolayısıyla isticvap, vatandaşın avukatına söylemediği, avukatın dilekçeye eklememiş olabileceği, ya da süslenmiş olabilecek olan hikayelerin altındaki maddi gerçeğin tam ve doğru olarak ifşa edilmesini ve ortaya çıkarılmasını sağlayabilirler. Gelişmiş hukuk sistemleri şöhretlerini büyük oranda bunu tarafların isticvabına çevirmiş olmalarına borçlular.

HMK’nun 169. ila 175. maddeleri arasında anlatılan, işletilse hukuk davalarının çoğunda yapılacak işi en azına indirecek, davacı ve davalıyı doğruyu söylemeye zorlayarak maddi gerçeği daha kolay ortaya çıkaracak, sulh ve uzlaşmaları artıracak olan isticvap hükümleri aslında fiilen ölüdür denilebilir. Çünkü mahkemelerde neredeyse hiç uygulanmadıkları gibi, aykırı ve çelişkili hükümler getirilerek hakimin de tarafların da diğer tarafı isticvap etmesinin önü kapatılmıştır. Dileyen meslektaşlarım HMK m. 24 ve 31’in isticvap hükümleriyle karşılaştırabilirler.

Günlük ağaç kesme performansı giderek düşen orman işçisinin, tamir için götürdüğü mühendisin test etmek için çalıştırdığı testerenin motorundan çıkan “Pat. pat, vınnnn vınnn” sesini duyduğunda “O da ne Ula!” dediğindeki gibi hayret edilecek sonuçlar ortaya çıkarabilir, eğer isticvap etkin olarak çalıştırılırsa. Hatta çok daha iyi sonuçlar elde edilebilir, tarafların tarafları isticvap edebilmesi sağlanırsa…

Tüm paydaşların katılımı ve ortak aklı ile kendi kurallarını oluşturmak yerine huyu huyumuza, suyu suyumuza, adetleri adetlerimize, sosyolojisi sosyolojimize, ekonomisi ekonomimize, kültürü kültürümüze uymayan ülkelerin kanunlarını taklit etmenin acı sonuçlarından sadece birisidir bu durum, oradan tercüme edilen ama değeri bilinmeyen bir kurumu yıllardan beri kanunlarımızda taşımak ama lüzumsuz gibi görerek hiç uygulamamak.

Kanun ve kural yapımında aklın haklı gerekçelerini “mehaz hukukta böyledir!” gerekçesi ile es geçen bu kültür, taklit ettiğimiz ülkelerin 10 – 15 sene gerisinden gitmeyi peşinen kabul eden, kendine güvensiz, ne yapsa geride kalmaya mahkum olan bir kültürdür.

En azından mahkemelerde dürüst davranışı sağlamaya önemli katkıda bulunacak, davalardaki iş yükünü önemli miktarda azaltacak olan isticvap’ın değerinin anlaşılması, geliştirilmesi ve iyi uygulanması dileğiyle…

Mehmet Gün

Yorum Yap
0 Yorum
Arama:
ARA
Mehmet Gün
Mehmet Gün

Av. Mehmet Gün

YAZARIN DİĞER YAZILARI
POPÜLER YAZILARI