Şub 13.2017 / 07.34 / / Kategori: Genel
İsveç Yargılamasını, gecikmeli ve aleyhe bile olsa, tatmin edici yapan şey acaba nedir?

İsveç’te bir davayı takip ettim.
İsveçlilerin usul kuralları bizimkisine benziyor. Dava iki yıldan fazla sürdü. Türkiye’de de benzer bir dava ilk derece mahkemesinde bu kadar sürerdi. İsveçli avukatlar dilekçeler yazmak, delilleri bildirmek ve toplamak ve duruşmaya katılmak için Türkiye’deki bir avukatın sarf edeceği kadar zaman sarf ettiler.
Ancak, bir kaç farkla:
Dilekçe yazarken, mahkemeye bildirecekleri vakıalara ilişkin beyanlarının doğru, tam ve eksiksiz olduğundan ve kanıtlanabileceğinden emin olmak için müvekkillerini, bir hakimin ya da savcının sorguladığındaki gibi titiz bir şekilde sorguladılar. Diğer tarafın İsveçli avukatlarının da öyle yaptığından eminim. Müphem ve net olmayan bir husus ortaya çıktığında diğer tarafı zora düşürdüler. Diğer tarafı ellerinde olup da ibraz etmedikleri her türlü bilgi ve belgeyi ibraz etmeye zorladılar. Bunlara diğer tarafın ticari sır teşkil edebilen bilgileri de dahildi.
Duruşma için de İsveçli avukatlar biz Türk avukatların duruşmalar için sarf ettiği zaman kadar zaman sarf ettiler; ama bir farkla! Onlar bir kere duruşma yaptılar. O duruşma için bir hafta zaman ayırdılar. Duruşmada davayı başından sonuna kadar sözlü olarak ortaya koyup savundular. Bizler ise basit bir davada bile 10 – 15 kere duruşma için adliyeye gitmek, salonun kapısında beklemek, beklerken lak-lak etmek, sıramız geldiğinde her biri 5-10 dakika süren duruşmalardan sonra geriye ofisimize dönebilmek için taksilerde harcıyoruz değerli zamanımızı…
İsveçliler dilekçelerini ve tanık beyanlarını en ince detayına kadar üzerinde çalışarak yazılı olarak mahkemeye verdiler. Ama bununla yetinmeyip, hem davacı yanın, hem davalı yanları ve tanıklarını bir haftalık duruşma sırasında çapraz sorguya tabi tuttular; davadaki uyuşmazlığa ilişkin tüm maddi vakıaları tam ve doğru olarak ortaya koydular.
Davanın sonunda İsveçli hakimler uyuşmazlık hakkında doyurucu gerekçeli güzel bir karar verdiler.
Müvekkillerim, henüz İsveç mahkemesince bir karar verilmeden önce İsveç’teki yargılama sürecinde diğer tarafın bu kadar ince bir şekilde sorgulanmış, uyuşmazlığa ilişkin konuda her türlü bilginin ortaya çıkartılmış olmasından dolayı adaletin yerine geldiğine inandıklarını söylediler.
Stockholm mahkemesinin kararı da haklılıklarını teslim etti.
Karar istinaf temyizinde bozuldu; ancak üst derece temyiz mahkemesinde halen görülmekte. Ancak, davanın sonucu müvekkillerim için o kadar önemli değil artık. Çünkü onlar İsveç’te adaletin tecelli ettiğine inanıyorlar ve İsveç yargısındaki sürecin sona ermesini bekliyorlar.
Acaba nedir İsveç’teki yargılama sürecini, sonuç gecikmeli ve hatta aleyhe bile olsa, bu kadar tatmin edici yapan şey?
Üstünde düşünmek ve dersler çıkarmak gerek kendi adalet sistemimiz için…
İsveç yargılamasının farklı yaptığı şey, uyuşmazlık hakkında davacının da, davalının da mahkemenin huzurunda çapraz sorgulanarak doğruyu tam ve eksiksiz olarak ortaya koymalarını sağlamış olması, yani, uyuşmazlık konusu olayın mahkemeye tam ve doğru olarak anlatılmasını sağlamasıdır. İsveç yargılamasında uyuşmazlığın taraflarının iddia ve savunmalarında tam ve doğru açıklama yapmaya zorlanması, İsveçli hakimlerin hukukun uygulanmasına odaklanmasına yaramıştır. Bizdeki yargılamada ise, bir taraf ayağını diremeye görsün, en basit şeylerin ortaya konulması bile hakimi ve avukatları çileden çıkarmaya yetebilir.
Bizim yargılamalarımız da olmayan işte budur: gerçeğin tam ve doğru olarak ortaya konması!

Mehmet Gün

Yorum Yap
0 Yorum
Arama:
ARA
Mehmet Gün
Mehmet Gün

Av. Mehmet Gün

YAZARIN DİĞER YAZILARI
POPÜLER YAZILARI