Mar 27.2017 / 01.34 / / Kategori: Genel
Yargılamada Tam ve Doğru İfşa ve İbraz

Yargı’nın sorunlarının temelinde dürüstlük ilkesinin hayata geçirilmemiş, dava veya şikayete konu uyuşmazlıklarının konusu olayların ve delillerin sürecin en başında samimi, tam ve doğru olarak ifşa ve ibrazını sağlayan bir düzenin ifşa ve ibraz düzeninin kurulmamış olması yatar.

Bir tarafın gizlediklerinin diğer tarafının açıkladıkları ile ortaya çıkacağı zehabı, yalan beyanı savunma hakkı olarak gören anlayış delillerin gizlenmesini, zayıflıkların, yargılama sürecinin suistimalini teşvik ederek yargının haksızlıklara alet edilmesine izin vermektedir.

Taraf beyanlarına itimat edilemez olmasının, sürece dahil olan taraf, avukat, savcı, hakim ve yargı sistemi arasında her seviyede oluşturduğu güvensizlik hem süreci uzatmakta hem de yargının uyuşmazlıklara kısa sürede el koyarak çözüm üretmesini engellemektedir. Bu gerçek, mahkemelerin, sahteliği ciddi yaptırıma tabi olan bono ve çekler hakkında bir iki saat içinde tedbir ve haciz kararı verir iken, gerçeğe aykırılığı hoş görülen beyanlar ve faturalar hakkında gecikmeli karar verebilmesinden kolayca görülebilir.

Tarafların bildikleri halde gizlediği açıklamaktan imtina ettiklerini ortaya çıkartmak için kısıtlı yargı kaynakları boşa götürülürken, maddi gerçeğin sadece cüzi bir kısmı ortaya çıkarılabilmekte; mahkemelerin, gerçeğe dayanmak yerine el yordamına ve yarım gerçeklere göre, kaliteli karar yerine kısa sürede karar vermeye ve hata yapmaya zorlanması, adalet yerine adaletsizlik üretmektedir.

Bu şartlarda her uyuşmazlığın mahkemelere taşınması, uzlaşma girişimlerinin başarısız kalması, buna karşın yargı’nın iş yükü altında ezilmesi, adaletin yetersizliğinden bu kadar şikayet edilmesi şaşırtıcı değildir.

Yargılamalarda etkin bir ifşa ve ibraz sisteminin olmaması, sistemin abesle meşgul edilmesine, avukatlık, savcılık ve hakimlik mesleklerinin gelişmeyerek çağdaşlarına göre güdük kalmasına ve daha da önemlisi toplumun adaletsizliğe ve suistimale yönelmesine neden olmaktadır. Türkiye ve Türk Yargısı uluslararası alanda en fazla bu sebepten itibar kaybetmektedir. Buna karşın bu sistemleri işleten İngiliz ve Anglo-Sakson hukuku ülkeleri yüksek itibar kazanmıştır. bu yöntemleri adapte etmeye başlayan Fransa ve Almanya önemli ilerlemeler kaydetmiştir.

Uyuşmazlıkların en başında maddi gerçeğin ve delillerin samimi, tam ve doğru ifşa ve ibraz edilmesini sağlayan modern ifşa ve ibraz sistem ve mekanizmaları oluşturulmadan, gerçeğe aykırı beyanlar ile yargılama sürecini zorlaştırıcı ve suiistimal edici davranışlar ciddi yaptırımlarla karşılanmadan güven oluşturulması, kaliteli ve hızlı yargı hizmeti verilmesi ve adaletin gerçekleşmesi beklenemez.

Uyuşmazlıkla ilgili maddi gerçeğin ve delillerin tam ve eksiksiz olarak mahkemeye getirilmesi yargılamada tarafların birinci ödevi olmasının yanı sıra adil ve etkin yargılamanın da birinci şartıdır. Bunun sağlanması, tarafların iyi niyetlerine ve vicdanlarına bırakılamayacağı gibi engizisyon yöntemlerini veya hakimin emek ve zamanını kullanmaya da gerek yoktur.

İddianın açıklamadığının savunma ile tamamlanacağı yaklaşımından vazgeçilmeli; ister ceza, ister hukuk ve isterse idari yargılama olsun her iki tarafın da kendilerine göre maddi gerçeği tam ve doğru olarak ve samimi bir şekilde açıklaması sağlanmalıdır. Bunun için tarafların maddi gerçeği hüküm kurmaya elverişli bir şekilde ortaya çıkarmasını sağlayacak modern ifşa ve ibraz sistemi geliştirilmeli, hakim sadece sistemin iyi işlediğini denetlemeye ve uyuşmazlığı gidermeye odaklanmalıdır.

Türkiye’nin ve Türk Yargısının mevcut sorunlarının çözümü ve uluslararası başarısı uyuşmazlık çözümü süreçlerinde çağdaş bir ifşa ve ibraz sistemine sahip olmasına bağlıdır. 

Mehmet Gün

 

Yorum Yap
0 Yorum
Arama:
ARA
Mehmet Gün
Mehmet Gün

Av. Mehmet Gün

YAZARIN DİĞER YAZILARI
POPÜLER YAZILARI